On 29 Eylül 2010 Çarşamba 0 yorum



Glasgow Rangers'ı oyuncular özelinden incelemek çok da kolay bir iş değil.

Yeni aldıkları Weiss gibi Jelavic gibi oyuncular hakkında az çok bilgimiz var ama hiç Avrupa deneyimi olmayan isimleri tanımak pek mümkün görünmüyor. Zaten İskoç ligini zorunlu kalmadıkça kim niye izlesin ki. Öyle ya da böyle Celtic ile Rangers yıllardır ilk 2'ye demir atmış durumdalar. Henüz 6.haftası geride kalmış ligde bu iki takımın topladıkları puan 6x3=18 üçüncü sıradaki Motherwell'in ise sadece 10. Şimdiden bu kadar fark attıklarına göre lig sonuna kadar 30-35 fark olur tahminime göre..


Zaten Rangers yıllardır aynı Rangers..
Oyuncular yıldan yıla değişiyor belki ama futbolları 3 aşağı 5 yukarı hep aynı kalıyor.
Her sene İskoçya'da ilk ikide..
Her sene şampiyonlar liginde grup ikinciliği kovalıyorlar..
Gerçi geçen yıl Devler Ligi onlar için pek de iç açıcı geçmedi ama onu da bu sezon telafi etme peşindeler.
Manchester deplasmanında aldıkları bir puan da onların ilerisi için daha net planlar yapmalarını sağladı diyebiliriz.

Tabi bize karşı Manu deplasmanındaki defansif futbolun dışına çıkarak kendi liglerinde yapmaya alışık oldukları gibi önce hücumu düşüneceklerdir muhtemelen.
Herifler ilk maça resmen 5 stoper 3 de ön libero ile çıkmışlar. 5 stoper diyorum çünkü normalde kullandıkları bekler de stoper de oynayabilen, fizikli oyuncular.
Düşünün işte savunma rotasyonunda en kısa oyuncularının boyu 1.85, çoğu da 1.90 civarı.
Bu savunmacıların en büyük dezavantajı ise bizim Volkan gibi Sercan gibi süratli, geniş alanda etkili oyuncular karşısında bellerinin kolay dönmemesi olacaktır diye tahmin ediyorum.
Valencia'lı Mathieu karşısında bile bu kadar etkili olabilen Volkan Şen, Bosnalı Papac karşısında da farkını hissettirecektir.

Geçtiğimiz hafta sonu Aberdeen karşısına klasik 4-4-2 ile çıkmışlar..
Bize karşı da yüksek aynı saha içi diziliş ve oyun anlayışı ile maça başlayacaklardır diye tahmin ediyorum.
Her ne kadar hocaları işlerinin kolay olmayacağını dillendirse de bizim maçın karşısına 3 puanı daha gruplar belli olduğunda yazıp, Valencia maçının ardından da onayını vermiştir bile.
O yüzden de maça taraftar desteğini de arkalarına alarak çok baskılı başlayacaklarını tahmin ediyorum.
Valencia'nın izinden giderek bol bol şut deneyip, ilk 15 dakikada ipimizi çekmek isteyeceklerdir.
Boy ortalaması bakımından da bizden üstün olduklarından tehlikeli bölgede rakibe duran top fırsatı vermememiz gerekiyor.
Çok kolay faul alabilen Vladimir Weiss de dikkat etmemiz gereken oyunculardan.
Rakibin Miller'den sonra en tehlikeli silahı diyebiliriz onun için.
Her iki kanatta da oynayabilen müthiş hızlı bir adam. En önemli özelliği ise rakip yarı alanın neresinde olursa olsun topla buluştuğu gibi önce kaleyi düşünmesi..
Ayrıca dikine çalım atabilme yeteneği ile de savunmaları delici özelliğe sahip bir oyuncu.

Miller'ın da en tehlikeli özellikleri olarak da savunma arkasına yaptığı sinsi koşular, cezasahası içerisindeki mükemmel pozisyon alabilme yeteneği ve etkili sağ ayak plaseleri söylenebilir. Boyu normal santraforlara göre kısa olsa da kafa gollerinin sayısı da oldukça fazla.
Herif zaten bu sezon ligde oynadığı 6 maçta 10 gol atmış.
Bir de hücum hattında İskoçlar'ın gelecek adına umut bağladığı isimlerden Naismith var..
O da hücum hattının her bölgesinde oynayabilen teknik kapasitesi yüksek bir oyuncu. Çok hızlı olmamasına karşı adam eksiltmede kesinlikle zorlanmıyor.
Ayrıca İskoçya milli takımında da tercih edilmeye başlanmış son zamanlarda. Eylül ayında ilk maçta 90, ikinci maçta da sonradan oyuna girerek 25-30 dakika süre almış.
Bu adamın şutlarına da dikkat etmemiz gerekiyor..Bütün planları alt üst eden bir Tino Costa golü daha yemesek iyi olur.


Bize karşı Weiss'i sol kanatta, Naismith'i de sağ kanatta görmemiz ihtimaller arasında yüksek olanı.

İleri'de Miller'ın yanında Jelavic oynuyor ligde ama oyuncu eski takımında Avrupa kupasında forma giydiği için bize karşı oynayamayabilir.
Manchester United maçının 18'inde de göremedim ismini.

O oynamayacaksa da Miller'in yanına ya da 1.93'lük Lafferty monte edilir ya da, Neismeith, Miller'e yakın düşünülüp sağ kanada orta saha özellikli başka bir oyuncu monte edilir.
Jelavic demişken o da kaleye sırtı dönük oynayabilen, 1.88'lik bir adam. Ama kesinlikle statik bir santrafor değil. Koşuyor, mücadele ediyor, pozisyon arıyor.
Kafa vuruşları da çok sert ve isabetli. Sağ ayak plaselerini ise söylemeye bile gerek yok.
Geçtiğimiz yıl Rapid Wien'de sezonu 51 maçta 32 gol ve 12 asistle tamamlamış. UEFA liginde Celtic aynı grupta mücadele etmişler ve bu oyuncu Rangers'ın ezeli rakibine iki maçta 3 gol atma başarısı göstermiş.
Bu attığı goller de ona Rangers kapılarını açmış gibi görünüyor.

Netice olarak öncelikle Rangers deplasmanında Valencia'ya karşı yaşadığımız şaşkınlığı (şuursuzluk da denebilir buna) atmamız gerekiyor.
Oyuncularımız da çok fazla bireyselliğe kaçmadan önce takım oyuncusu olduklarını tekrar hatırlamaları, terlerinin son damlasına kadar sahada mücadele etmelerini gerekiyor..
Skor çok fazla önemli değil bizim için ama o staddan başları dik ayrılsınlar yeter bize.
Orası Avrupa biliyoruz ama bu timsah yürüyüşünün orda devam etmemesi için de herhangi bir neden göremiyorum.
Onlar inansınlar yeter ki.
Bizim desteğimizi her zaman arkalarında hissetsinler, gerisi gelecektir.

Rangers'ın muhtemel 11'i:



Saygılar
Hasan BAHAR

0 yorum :