On 26 Eylül 2010 Pazar 0 yorum


Şampiyonluktan sonra İbrahim Yazıcı’yı transferler konusunda eleştirenler oldu. Çoğunun gerekçesi Şampiyonlar Ligi kulvarında takımı ayakta tutabilecek ve tecrübesi olan yabancı birkaç yıldızın alınmadığı yönündeydi. Transferlerden önce uygulanacak stratejiyle ilgli bir karar vermek gerekiyordu ki bu stratejinin takımın geleceğini ve hatta kaderini belirleyeceğinin farkındaydık.. Ya “kısa vadede büyük sükse” ya da “geleceğe yönelik ayaklarını yere sağlam basabilecek bir klüp oluşturma” seçeneği tercih edilecekti. Bu kararın Bursaspor’un miladı olabilecek kadar önemli olduğunu ancak gelecekte görebileceğiz.

Bugünün taraftarları olarak şampiyonluk sonrası elde edilen gelirin halen kasada durduğunu bilmek ve potansiyel gelirlerin de gidecekleri yerlerin planlanmış olabileceği ihtimali kesinlikle bizi mutlu etmeli. Elde edilecek gelirin altyapıda akılcı olarak kullanılması ve Vakıfköy’de oluşturulabilecek “yıldız vadisi”, takımın 10 yıllık vadedeki durumunu belirleyecek en önemli kıstas olacaktır. Anadolu takımları için altyapı oluşturma stratejisi maddi açıdan olduğu kadar manevi açıdan da büyük önem taşıyan bir konu. Bu şehrin sokaklarında futbola başlamış; aşklarını, mutluluklarını, galibiyetlerini, yenilgilerini, hayalkırıklıklarını bu şehrin topraklarında yaşamış bir insan için Bursaspor’un ifade ettiği anlam ile transfer edilmiş herhangi bir futbolcuya Bursaspor’un ifade ettiği anlam tabi ki eşdeğerde olmayacaktır. Futbolda artık bir numaralı endüstriyel futbol terimi olarak dillere pelesenk hale gelmiş “profesyonellik” kavramını bir kenara bırakıp da ruha yatırım yapmanın da önemini kavrayabilirsek, yakın gelecekte bile bizi çok güzel günlerin beklediğini görmek hiç de zor değil.
Önce bizim duygusal davranıp bunca yıldır çok da önemsemediğimiz "futbolda başarı"nın Bursaspor’a getirilerini sıralayalım:
  • Bursaspor’un taraftar sayısı arttı en basit açıdan yaklaşırsak.
  • “Arada kalmış taraftarlar” sonunda kararlarını verdi.
  • Bursa’da İstanbul takımı tutanlar yaptıkları şeyin garip olduğunu düşündü kimseye itiraf edemese de (Belki de en önemlisi bu)
  • 7-12 yaş aralığındaki nesil yakalandı. Etrafta yeşil beyaz formalarla dolaşan bir nesil var artık.
  • Bursastore ürün skalası genişledi.
  • Takıma güven arttı.
  • Atatürk Stadı’nın kapasitesi arttı.

Bir şampiyonluk bile şehirde bu kadar çok şeyi değiştirebiliyorsa,kazanılan istikrar, altyapı yatırımları, olası 2. şampiyonluk ve yeni umutlar neler yapabilir şimdilik kestirmek güç ama sanırım şunlar sıralanabilir:
  • Bursaspor bir şehir takımı olmaktan öteye gider. (Bunu ben dahil birçok taraftar istemez aslında.).
  • Taraftar potansiyeli değişir. (Kötü yönde de olabilir, bu bize bağlı) Bu konuyu başka bir yazıda daha fazla açmak istiyorum
  • Bursaspor altyapısı yetiştirmeye başladığı futbolcularla dikkat çektiğinden, potansiyel yıldız futbolcular küçük yaşta Bursa’ya taşınmaya başlar.
  • Bursa şehrinin ulusal ve uluslararası arenada marka değeri sağlamlaşır.
  • Şehir takımı kavramı daha da güçlendiğinden insanlar kendi şehrinin takımlarına yönelmeye başlar.
  • Bursaspor sonunda Bursa sanayisinin dikkatini çekmeye başlar. (acaba?)
  • Nitelikli taraftar oranı artar.
  • Kulüp medyada hakettiği yeri edinir ve futbolda fırsat eşitliğinin yolu açılır.
Saydıklarım tabi ki işin öngörülebilir kısmı. Olumlu ya da olumsuz daha birçok değişiklik olacaktır Kulübün gelişim sürecinde. Yapılmayan yıldız transferlerinin bizi yeni bir döneme taşıyacağı ve bu dönemin bir milat olduğu gerçek. Klüple ilgili muspet ya da menfi her gelişme her farklılık da bu kararın getirisi-götürüsü olacaktır. Biz taraftarlar için, bu sürecin gelişimi aşamasında bekleyip görmekten başka yapılacak şeyler de var. Paranın kullanımında şeffaflık istemek gibi mesela.. Altyapı ve tesislere verilen önemin üst düzeye çıkarılması konusunda oluşturulabilecek baskı gibi mesela..
Bucaspor maçında şunu gördük ki bu lig için ziyadesiyle yeterli bir kadroya sahibiz. Şampiyonlar Ligi’nde ise ne yapacağımız tam bir muamma. Ancak bana kalırsa bu durum uzun vadeyi düşünenler için hiç de büyütülecek bir sorun değil.
Ufukta yeni bir “RUH” görünüyor ve bu beni gerçekten heyecanlandırıyor..

0 yorum :