On 27 Eylül 2010 Pazartesi 0 yorum

Güneşli bir yaz günüydü..

Öğlen saatleriydi..
Büyük ihtimalle Devrim Çetin imzalı son dakika haberiyle Ntvspor'dan öğrendim.
Trabzonspor Kaptanı Hüseyin Çimşir Bursaspor'da..
Sanal alem çalkalanıyordu.
Kimle konuşsam,bu adam,ne iş yapar,yazıklar olsun diyordu.Ben asıl sizlere yazıklar olsun desemde,sen ne anlarsın diyenlerden geçilmiyordu ortalık.
Anlatamıyordum millete..
Daha ilk haftalardan da başlamışlardı.Hüseyin bir hata yapar yapmaz,kaliteli olsaydı Trabzon bırakmazdı kaptanını sesleri yükseliyordu..
Şampiyon olduk,Hüseyin muhteşem bir sezona imza attı.
Haklı çıkmanın da mutluluğuyla,mesele doğru zamanda doğru yerde olmaktır klişesi,gittikçe doğru çıkıyordu benim beynimde..
Ama benim renkdaşlarım akıllanmıyordu.
Mustafa Keçeli'ler,Hüseyin'ler,kısmen Ali Tandoğan ve Turgay Bahadır'lar onlara ders olmuyordu.
Şimdide,İnsua'yı,Nunez'i ağır bir biçimde eleştiriyorlar.
Eleştirmek,doğal.Ama ağır olması,bizi başkalarına benzetiyor belkide gerçek yüzümüzü ortaya çıkarıyor.
Bu sorun bana göre önemli bir sorun,gerçek bir hadise.
Önemli,hemde çok önemli.
Bir yanımız bahar bahçeyken,bir tarafımızın her geçen gün yaprak dökmesi,gelecek adına umut verici değil.
İnsanlar,güven vermiyor bu konuda bana maalesef ki.
Birkaç maç skor ters gidince,her fırsatta ağır eleştirdiğimiz,bizimkisi Aşk,sizinkisi geçici dediğimiz o takımlardan daha nankör olmayacağımızın garantisi yok.
Şimdi herşey iyi güzel,hoş.
Ya gelecek?
Ya sonrası?
Ben bu konuda kendimden eminim.Bana 16 Mayıs'ı yaşatan her bir ferde,sonsuza kadar minnettarım.
Lütfen,başkalarına benzemeyelim.
Valencia maçında skor 4-0'dan sonra stadı terkedenler bizler değiliz.
Ama susup duranlarda bizler değiliz.
Bizler Fenerbahçe'ye 3-0 yenilirkenki duruşumuzla bu Devrim yolunun ilk kıvılcımını,yakanlarız.
Glasgow maçının sonucu ne olursa olsun.
Kahramanlarımıza sahip çıkıp,İstanbul'u pazar günü yine teslim almalıyız..

0 yorum :