On 27 Eylül 2010 Pazartesi 0 yorum

Evimizde oynadığımız ilk Şampiyonlar Ligi karşılaşmamızda yani Valencia maçında aldığımız kötü skorun ardından ikinci maçımıza çıkacağız Çarşamba akşamı İskoçya’da, İbrox Stadyumu’nda. Zorlu bir karşılaşma olacağından sanırım kimsenin şüphesi yok, benim de yok.

Valencia maçından 4 farklı yenilgiyle ayrılmamızın hemen ardından, Ertuğrul Sağlam maçla ilgili verdiği demeçlerde ‘’ şimdilik, bu sene için Şampiyonlar Ligi’nin keyfini çıkartmaya çalışıyoruz ‘’ demişti, bu maç bu keyfin uzunluğunu belirleyecek aslında. Yani bu maç, Şampiyonlar Ligi’nin geri kalanına dair ümit beslemeye, daha gerçekçi olursak eğer; önceki sezonlarda tribünlerimizde açılan pankartta yazdığı gibi UEFA Avrupa Ligi’ne  ‘’ Var mısın, yok musun? ‘’ maçı.


Tecrübesizliğin etkisiyle farka giden bir Valencia maçı izledik, yoksa Bursaspor kötü değildi. Ama şu da söylenmelidir ki Bursaspor, Valencia tarihinin de en iyi Valencia’sına yenildi ve bana göre bu sezon Valencia Şampiyonlar Ligi’nde önemli işler yapacaktır tıpkı önceki sezonlarda Benfica ve Villereal’in yaptığı gibi. İşte o zaman, Valencia maçında alınan yenilginin verdiği yük biraz da olsa hafifleyecek.
Tecrübesizlik dedim…  Bu tecrübesizlik özellikle ikinci golün ardından ortaya çıkmıştır. Daha önce iki farkla geriye düştüğü maçları bir çok kez çevirmiştir Bursaspor, o potansiyele Valencia karşısında da sahipti. Ama, karşıdaki rakibin Valencia olmasının verdiği çekince, kadroyu ikinci golden Sercan’ın oyuna dahil olduğu süre zarfına kadar şuursuz bir futbol oynamaya yönlendirdi. Bunun korkaklıkla vs ilgisi yoktur, bu; kendi futbolunu oynadığında yine bu maçları çevirebilecek potansiyele sahip olduğunun bilincinde olmak ile ilgili bir mesele. Bu meselenin içeriğini ve anlamını tecrübe kazandıkça kavrayacaktır Bursaspor kadrosu, umarız bu süreç sonlandığında geç kalınmış olmaz.

Bursa’da yaşanan Valencia deneyimi sadece Bursaspor’un değil, taraftar başta olmak üzere tüm Bursa’nın deneyimi oldu. Futbol ve futbolcuların beyin yapısı ve atmosferlerden nasıl etkilendiklerine yönelik yapılan bir çok araştırma gösteriyor ki, maça kendi taraftarının önünde de çıkıyor olsan,  eğer maçta bir futbolcu olarak heyecanlıysan ve oyununu sahaya tam olarak yansıtamadığının bilincine varamıyorsan tribünlerden gelen sesler heyecanını katlar, olumsuz yönde etki eder sahadaki oyununa. Bursaspor özellikle ikinci golden sonra bunu yaşadı yarasalara karşı, oyundan düştü motivasyon olarak ve buna bağlı fizik gücü olarak. Bu bakımdan,’’  evinde Valencia’dan 4 yiyorsan, İbrox’ta ne yapacaksın? ‘’ soruları pek de anlamlı sorular değil çünkü kıyaslanması yanlış. Evet, atmosfer farklı olacak ve Bursaspor kadrosu ilk Şampiyonlar Ligi deplasmanı olması sebebiyetiyle İbrox’un çimlerine de heyecanla beraber çıkacak ama önemli olan nasıl çıkıldığı değil, o heyecanın ne kadar çabuk vücuttan atılabileceği… Bu konuda iş, kulüpte yer alıp almadıklarını dahi bilmediğim terapistlere düşüyor, varsalar eğer onlara bunun için para ödeniyor.

Yine ve üstüne basa basa, yeniden söylüyorum, eğer İstanbul’da 2 farkla geriden gelip 3 golle galip ayrıldığımız Fenerbahçe maçındaki oyunu  ve bunun yanında bir diğer örnek olarak  çamur deryasında, İnönü’de ilk defa sahaya forvet olarak çıkan Ömer Erdoğan’ın etkisiyle kazandığımız Beşiktaş maçındaki oyunu sergilersek bu grupta puan çıkartamayacağımız, hatta ManU dışında da yenemeyeceğimiz takım yok, uzaydan gelmediler!

Taktik değerlendirme konusunda, Rangers'ı fazla takip etmemiş olmamdan kaynaklı pek bir şey söylemeyeceğim ama, her zaman olduğu gibi maçın kilit adamı adaylarım var. Kilit adamlık konusunda açtığım aday kontejyanına zaten kesin kaydını çoktan yaptırmış olan Ergiç'in yanı sıra İvankov ve Ozan İpek diğer adaylarım, izleyip göreceğiz bakalım.
Gelelim forma meselesine… Celtic tipi formayla sahaya çıkmamız üzerine bir çok şey yazılıp çizildi. Celticlilerin takımı karşılayacakları, giden taraftarları istemeleri halinde evlerinde ağırlayacakları, bu olayın Celtic tarafında Bursa sempatisi oluşturduğuna dairdi bu yazılanlar. Ama bana sorarsanız, bu sahadaki ve tribündeki Rangerslıları hırslandırmaktan başka hiçbir işe yaramaz… Yarasa yarasa, tribünde Bursaspor’umuz için bağıranların sayısının biraz artması yönünden yarayacaktır ki böyle küçük hesaplara ihtiyacımız olduğunu düşünmüyorum. Ayrıca, aldığımız ufak tefek istihbaratlar şunu söylüyor; Bursaspor turuncu formayla ayak basacak İbrox’un çimlerine.

Neyse, yazıyı bana göre hoş bir şarkının sözleriyle ve Bursaspor’un bugününde uyarlanabilecek olan mesajıyla tamamlayalım. Tarkan ( bildiğiniz; şarkıcı Tarkan ) Bursaspor’a Şampiyonlar Ligi serüveni için takınması gereken tavrı yıllar önce söylemiş aslında bir şarkısının satır aralarında; ‘’ başkası olma, kendin ol. Böyle çok daha güzelsin ‘’

Gökhan Sezer

0 yorum :