On 8 Ekim 2010 Cuma 2 yorum


Volkan Şen'in, izin verilmediği halde Amerika'ya gidip üstüne bir de antrenmana yetişemeyince, geç kalınca kadro dışı bırakıldığı haberini hepiniz görmüşsünüzdür.
Volkan, Amerika'da yaşayan sevgilisi ile uzun süredir görüşememesi sebebiyle bu ülkeye gitmek için izin istiyor ve Ertuğrul Sağlam da '' jet-lag etkisi '' yani; zaman bölgeleri arasındaki değişiklikten ötürü, kalkıp doğuya gidildiğinde daha çok perişan eden vücutsal durum olan ve  gece gelince uyuyamamaya yol açan, öğlen gelince de uyuyakalmaya sebep olan, daha açıkça söylemek gerekirse üç beş gün zombi gibi gezmeye sebep olan ve uyku sorunu yaratan etki sebebiyle istediği izni vermiyor genç futbolcumuza. Bana göre haklı bir sebeptir bu ve 2 gün için yapılması planlanan  bir Amerika seyahatini engellemek için yeterlidir.

Ancak, Bursaspor'un sağ kanattaki piresi Volkan durur mu hiç... Gider Amerika'ya ve dediğim gibi antrenmana geç kalır. Şampiyonluk uğruna da olsa takım içi disiplinden taviz vermeyecek kişilikte bir teknik direktör olan Ertuğrul Sağlam da kendisini kadro dışı bıraktı haliyle. '' Genç tabii kanında delikanlılık var, yapar böyle şeyler. Normaldir fazla yüklenmemek lazım '' yorumlarının etkisiyle ve gelenek haline gelmiş olmasından olacak ki, fazla bir ceza verilmeyip kadro dışı bırakılıp A2 takımına gönderildi Volkan.

Bir süre A2 takımıyla antrenmanlara çıkacak olan Volkan'a verilen bu cezanın küstürücü bir etki yaratacağını düşünmüyorum. Hatta bu cezanın ziyadesiyle yerinde ve akıllıca olduğunu düşünüyorum çünkü A2 takımının antrenmanlarını yaptığı Vakıfköy, Volkan'ın yetiştiği yer. Yani Volkan, Samet Aybaba döneminde Vakıfköy'den geldi Özlüce'ye, profesyönel takıma. Gerçi Bülent Korkmaz dönemi var bi süre ama, hiç konuşmayalım gitsin.

Volkan, bu süre zarfı içerisinde nereden nereye geldiğinin farkına varabilir. Vakıfköy'ün bozuk zemininden ve onun zamanında şimdiki gibi bakımlı olmayan tesislerden İbox'a, Old Trafford'a uzanan hikayesini hatırlasın ve kendine gelsin. Kaç yaşlarında olurlarsa olsun futbolcular; görevleri, aldıkları paralar ve statüleri itibariyle özel insanlardır ve bir sorumluluk taşırlar. Bu sorumluluk, Bursaspor'daki futbolcular için bir şehrin sorumluluğu ve bu yük ağır. Sallantıları kaldırmayacak kadar ağır bu yük.

Çoğunluk bilmez ama, Volkan'ın bazı disiplinsizliklerinin olduğunu zaten yakın çevresinden duymak mümkündü düne kadar. Bu olay, belki de taşırıcı bir etki olmuştur sabırları, böyle düşünmek lazım.

Volkan ile ilgili geçmişte çıkan bir antrenman haberi vardı, hatırlayanlarınız vardır mutlaka. Volkan, antrenmanda Iphone'uyla koşar ve futbolcularının tam konsantrasyonla antrenmana odaklanmasını önemli bir husus olarak gören Ertuğrul Sağlam da Volkan'ın Iphone'unu elinden alarak '' tabak gibi şeyle koşulmaz, ben sana daha küçüğünü alırım '' diye espriyle karışık bir uyarıda bulunur ve telefonu yanındaki masöre uzatır.
Buradan anlıyoruz ki Volkan müzik dinlemeyi ziyadesiyle seviyor. Kendisine çağrım şudur, Yonca Evcimik dinlesin biraz. Dinlemeye de şu linkteki şarkıdan başlasın; http://fizy.com/#s/1ai519

Zira ne güzel de söylemiş Yonca ablamız;
'' Kendine gel sen kendine kendine gel
Haddini bil sen haddini haddini bil ''



Gökhan Sezer

2 yorum :

gastigo dedi ki...

Çok büyütülecek bi konu değil aslında volkan zaten yaptığı hatadan yeterli ders almıştır birde basın ve sanal platformlardan yüklenmece ayarı olsa

Gökhan Sezer dedi ki...

İzin alıp gitse ama geç kalsa, bana göre de bu kadar büyütülecek bir şey değildir. Böyle bir yazıyı yazmaya gerek bile duymazdım sanırım.

Ama, izin verilememesine rağmen gitmesinin tek bir anlamı vardır; '' önemsememe ''

Bu yüzden Bursaspor ve Türk futbolu çok acılar çekmiştir. Genç futbolcular böyle böyle kendilerini de yakarlar sadece camialarını değil.
Akıllanmaları için de böyle yazılara, iğneleyici sözlere ihtiyaçları var, hırslanırlar:)