On 15 Ekim 2010 Cuma 1 yorum

Başlık ne derece yaratıcı oldu bilmem ama Bursaspor'un mevcut gündemini değerlendireceğim bu yazıya daha makul bir başlık bulamadım, kusuruma bakmayın.
Ferguson'un yaptığı gaf ile başlıyorum...

Göremiyorum dostlar!
Şampiyonlar Ligi'nde grubumuzda yer alan, 5 gün sonra karşısına çıkacağımız rakibimiz Manchester United'ın dünyaca ünlü teknik adamı Sir Alex Ferguson'u hepimiz çok iyi biliyoruz. Kendisinin sendikacı kökenli bir aileden gelip, 21 yaşına dek ülkesinde faailyet gösteren Marangozlar Sendikası'nın temcilciğini yapmış olduğunu, 1961 yılında ülkesinde örgütlenen grevlerde çırak kesimin öncüsü olduğunu bilenlerimiz var mesela. Önemli bir kişilik olduğu için araştıranlar biliyor, ciddi oranda da araştıran vardır. Kısacası, hepimiz kendisiyle alakalı olarak az çok bir bilgiye sahibiz. Peki ya o bizi, daha doğrusu o bizim ülke futbolumuzu ve takımlarımızı ne derece tanıyor?

Aslında pek de tanımadığını kulüplerinin resmi yayın organına yaptığı açıklamalarla gösterdi, daha doğrusu yaptığı bir gafla göstermiş oldu. '' Taraftarı tipik Türk atmosferini sahaya yansıtıyor. Ancak takım son yıllarda önemli paralar harcadı. Dört Arjantinli, iki de Brezilyalı oyuncuya sahipler. Bursaspor, bunun için Rus sahibine bir teşekkür borçlu '' diyen Ferguson, buradan anlıyoruz ki rakiplerini enine boyuna araştıran bir antrenör değil. Bana sorarsanız da böyle olmalı, rakipten bağımsız bir biçimde sahada ortaya koyabileceğiniz en iyi futbolu ortaya koymaya bakmalısınız. Yediğinizden fazlasını atarak galip geldiğiniz, eğlenceli bir futboldan bahsediyorum... Ütopik midir, bilmem...

Mesele bu değil tabii, mesele; Ferguson'un Bursaspor'u tanımaması da değil. Buradan yola çıkarak aslında Ferguson'un Türk futboluna ne gözle baktığını da anlayabiliriz. Ferguson eğer Türkiye Ligi'ni şampiyon bitiren bir takımı tanımıyorsa, bu ülke futbolunun ve ligin bir sorunudur, Bursaspor'un ve Bursaspor'luların değil... buna vurgu yapmak gerek.

Ayrıca; keşke kendisiyle konuşma imkanım olsaydı... Bu imkan elimde olsaydı eğer karşısına geçer, bizi neden tanımadığını vs değil, Bursaspor'un tek sahibinin taraftarı olduğunu söylerdim. Bu konuda verilebilecek en can alıcı cevap da sanırım bu olurdu...  
Futbol evreninde, Ferguson'un sahip olduğu futbol bilgisinin belki de 10'da 1'ine sahip olabilecek birisi olarak kendisine bir mesajım var o da şu; fotoğrafta olduğu gibi biraz da gözlük temizliğine önem versin. Kendisiyle aynı arenada olanları yani bir bakıma önünü göremiyor çünkü.


Ferguson'un gafı varsa, Sağlam'ın da affı var

Volkan hakkında yaşananları hep beraber izledik, okuduk. Kulüp izin vermediği halde Amerika'ya gidip iki gün içerisinde dönmeye çalışması ancak antrenmana geç kalması sonucunda ortaya çıkan bu olay doğrultusunda aldığı cezayı hakettiğini düşünen ben, ceza süresinin abartılmasının ve küstürülme yaşanmamasının gerektiğine inandığımı söylemiştim. Nitekim öyle de oldu, Volkan affedildi ve Vakıfköy'den Özlüce'ye geri çağrıldı.

Aslında af haberinin medyaya yansıdığı gün Volkan henüz affedilmemişti ve o tür bir gelişme de gündemde değildi. Ancak aldığımız bilgiler doğrultusunda, Ertuğrul Sağlam'ın zaten süreyi fazla uzatmayı düşünmediğini ve medyada bu olay gündeme gelmişken de bir kez daha gündeme oturmaması amacıyla affettiğini söyleyebiliriz. Yerinde bir karar bana göre, genç futbolcuların bu tip gelişmelerle medyaya yansıması takıma olan bağlılıklarında da zedelenmelere yol açabilir zaman içerisinde diye düşünüyorum.

Burada asıl konu aslında Volkan'ın affedilmesi de değildir bana göre. Volkan affedilmiş veya affedilmemiş ne fark eder ki kafasını toparlayıp kendisini maçlara ve antrenmanlara veremedikten sonra. Yani; Volkan umarım aklını başına almış ve yaptığı hatanın ve bu hatanın ciddiyetinin farkına varmıştır. Asıl konu da budur.

Karabük maçında Volkan'ın sahada olup olmayacağı konusuna gelirsek eğer, Volkan'ın yedek kulübesinde olacağını düşünüyorum çünkü hafta içerisinde A2 takımıyla da olsa antrenmanlara katıldı ve fiziksel olarak herhangi bir eksiği yok. Maçın gidişatına göre, maçın ilerleyen dakikalarda belki Volkan'ı sahada görebiliriz. '' Oyuna giren oyuncu; 10 numaralı formasuyla, Volkan Şen! '' anonsu yapıldığı anda stadyumun ve taraftarın tavrı ne olacak hiçbir bilgim yok ama olumsuz bir durum yaşanacağını sanmıyorum. Maç öncesinde taraftar, kendisi gibi olan Volkan'ı yine bağrına basacaktır.

Tam yol ileri


Bu akşam KDÇ Karabükspor karşısına çıkıyor Bursaspor'umuz. Evimizde oynayacağımız bu maçta, her şeyden önce daha şimdiden en yakın rakibimize attığımız 5 puanlık farkın önemini kavrayarak sahaya çıkan bir kadro yapısı gerekli. Bu kadro yapısının içinde, İnsua'nın zihinsel, Nunez ve Turgay'ın ise fiziksel yapı olarak barınamayacağı bir gerçek, en azından bu maç için... Ertuğrul Sağlam bundan yola çıkarak, zaten başlattığı rotasyon rüzgarını daha sert estirebilir Manchester maçı öncesinde oynanacak bu karşılaşmada.

Defansta, Stepanov ile İbrahim Öztürk arasında değişime gidebilir Ertuğrul hoca yine. Rangers maçında, Rangers hücumcularının hızını da göz önüne alarak, daha hızlı olan İbrahim Öztürk'e şans tanıyan Sağlam, bana göre bu karşılaşmada da Emenike'nin karşısına İbrahim Öztürk'ü çıkaracaktır.

Bana göre bu maçın kilit adamı Emenike veya oynarsa eğer İbrahim Öztürk ikilisinden birisi olacaktır. Bu ikilinin mücadelesinden kim galip ayrılırsa maçın kaderini belirler. Açıkçası bu maçı kazanmanın yolu Emenike'yi durdurmaktan geçer. Durduramazsak eğer; bu sezon gol yollarında yaşadığımız sıkıntıyı da göz önüne alarak, yediğimizden fazlasını atma konusunda fazla umutlu olmadığımı söylemek isterim.

Cezalı Hüseyin'in yokluğunda, Ergiç'in de durumuna bağlı olarak o bölgede Svensson veya  Bekir Ozan'a şans tanınabilir. Ben olsam bu tercihi Bekir Ozan'dan yana kullanırdım. Medyanın, gazetecilerin gözüne çarpmamıştır ama Bursaspor taraftarı Bekir Ozan'ı çok sever. Biraz daha yetenekli ve istikrarlı olabilse, bir taraftar bestesinde de yer aldığı gibi Xavi'ye benzetilmesi kaçınılmaz olurdu bana göre. ( Bahsettiğim beste, tezahurat şu şekilde; '' Xavi tarzı oyunu kurar, yerini bulur attığı pas, bizimle efsane olacaksın Bekir Ozan Has '' )

Karabükspor karşılaşması bir Buca, bir Konya, hatta hatta bir Galatasaray karşılaşması gibi geçmeyecektir ve bana göre bu ligde bize en ters oyun yapısına sahip olan takım da Karabükspor'dur. Umarım kara bir gece olmaz da rakibimizin bileğini bükebiliriz.

Taraftar yönüne değinirsek eğer, bu akşam maç öncesinde Maraton tribünü başta olmak üzere tüm tribünlerde bir konfeti şov hazırlığı var ve uzun zamandır Bursa'da sergilenmeyen bu görsel şov layıkıyla yapılacaktır, benim bir şüphem yok. Maç öncesi olmasının sebebi de, kulübe herhangi bir ceza gelmesini önleme amaçlı. Şunu da söyleyelim, maç öncesinde tıpkı Buca karşılaşmasında olduğu gibi Karabük takımı tribünlere çağırılıp alkışlanacaktır. Bu, fair play haberi yapmaya çalıştığını iddia edip İstanbul dışına bakmayan tüm medyaya ve gazetecilere bir çağrıdır.

Gökhan Sezer

1 yorum :

oralünlü dedi ki...

Güzel yazı olmuş Gökhan, bir solukta okudum..
"Bursaspor, bunun için Rus sahibine bir teşekkür borçlu" cmlesini bir varsayım şeklinde söylemiş olması muhtemel gibi görünüyor Ferguson'un.. Çünkü bu kadar kısa bir sürede bu kadar büyük bir başarının gelebilmiş olması onun alıştığı futbol mantalitesinde sadece parayla olabilecek bir şey..