On 9 Ekim 2010 Cumartesi 0 yorum



*Almanlar mı mükemmeldi?

*Bizim takım mı rezildi?

*Servet-Ömer gibi iki uzunla Almanya'nın karşısına çıkmak hangi akıllının fikriydi?

*Sabri'nin solda işe neydi?

*Fenerbahçe'de oynayamayan Özer hangi akla hizmet Almanya karşısında sahaya sürülür?

*Bu Özer Fenerbahçe'de değil de Ankaraspor'da yedek kalmış olsaydı yine milli takımın 11'nde yer bulabilir miydi?
 
*Semih ile Sercan'ın oyuna giriş zamanlamaları ne kadar doğruydu?

Milletin işi gücü yok, bu çözümsüz sorulara cevap arıyor akşamdan beri.
Zaten perşembenin gelişi çarşambadan belli değil miydi ki?
Dün akşama dair içimde küçücük bir umut bile olmadığından kimseyi eleştiremeyeceğim, maçın başından sonuna kadar "inşallah 5 olmaz" diye dua etmekten başka bir şey yapmadım açıkçası.

Sadece maçın sonlarına doğru dikkatimi çeken pozisyonlardan bahsetmek istiyorum.

Almanlar'ı Türk asıllı oyuncusu Mesut ile Bursamız'ın milli gururu Sercan arasındaki küçük gibi görünse de en büyük farka değinmek istiyorum.

Sercan dün akşam oyuna girince maçı izlediğim mekandaki ortak görüş "Görün bak, Sercan bu Almanya savunmasını ipe dizecek" şeklindeydi.
Dakika 85 civarıydı sanırım, bizim çocuk Sercan cezasahasında topla buluştu, Allah vergisi yeteneğini de kullanarak iki Alman futbolcuyu saf dışı bıraktı, topu içeri çevirdi ama topun gittiği yerde bizden hiç kimse yoktu.

Peki bir başka bizim çocuk Alman Oezil ne yaptı benzer pozisyonlarda?
Önce kafasını kaldırdı, çalım atayım, kendimi göstereyim derdine düşmeden takım arkadaşlarının olduğu yerlere gönderdi hep final paslarını.

İşte küçük ama büyük fark burda kendini belli etti.

Sercan  topu her ayağına aldığında rakiplerini ipe diziyor, sonra kafasını kaldırmadan, ezberlediği gibi topu ayağından çıkarıyor, top beyaz formalıya mı kırmızı formalıya mı gidecek onun kararını kendisi vermiyor, veremiyor..

Ama Oezil topu ayağına aldığında önce etrafına bakıyor, sonra en müsait durumdaki arkadaşına topu eliyle teslim eder gibi aktarıyor.

Bu ve benzeri pozisyonları çok yaşadık yıllarca, uzun yıllar da yaşamaya devam edeceğiz gibi görünüyor. Ertuğrul Sağlam Valencia maçından sonra bunları anlatmak istedi ama görüyoruz işte futbolcularımızın bir kulağından girip diğerinden çıkmış herşey.
Ne diyelim sıradaki gelsin.
Azerbaycan'a  5 atarız, her şey unutulur gider..
Ne de olsa burası Türkiye.

Saygılar
Hasan BAHAR

0 yorum :