On 2 Ekim 2010 Cumartesi 1 yorum


Şampiyonluk bizim umutsuz, sitemkar bestelerimizde geçen bir kelimeydi aslına bakarsak.
Yani şampiyonluğu hem yaşamamış, hem de yaşatmamış bir şehrin çocuklarıydık.Zira şampiyonlukla ilgili sözlerin edildiği bir sezonda da veda ettik bu lige.Yani görmediğimiz, gitmediğimiz, yolunu bilmediğimiz, belki de istemediğimiz bir ülkeydi.Gittik..Birgün kapı açıldı, O girdi içeri gelin benle dedi, gittik.Ertuğrul hocanın önderliğinde önce teknik ekip, sonra futbolcular,taraftarlar ve en son şehir olarak gittik.Çok farklı biryer. Böyle kımıl kımıl yani.Ütopik bir olay gerçekleşti bu yeşil şehir için.Mesela ben hep son durak olarak kurmuştum kafamda, şampiyon olunca kıyamet kopacak zannettiğim için.Gidince gördük ki işin aslı öyle değilmiş. Bir aktarma varmış, oraya binip daha ileriye gidiyomuşsun.Ama daha tehlikeli bir yoldan.Bir de bindiğin yeni otobüste bazı insanlar oluyormuş.Onlar ordan dahil oluyorlarmış o yolculuğa.Ve herşeyi biliyorlarmış gibi hareket ediyorlarmış.Biz hikayenin tam burasındayız işte.
Ne mi anlatamaya çalışıyorum?

Bursaspor'lular artık iki sınıf
1-Safkan
2-Hazıra konan

Bu kulüpten parasını alıp görevini yerine getirmekle yükümlü olan bir teknik ekip var, futbolcu var, malzemeci var.Komik gelmesin hatta taraftar bile var.Tarihin de ilk 3 maçını hiçbir zaman kazanamamış Bursaspor 6'da 6 gidiyor. 12 pozisyon verip 1 gol yemiş.İnsanlar bir Valencia maçıyla nerdeyse ayaklanacaktı yahu.Görmediniz mi o heyecanı, Ali'nin Ergiç'in traşını saçlarını görmediniz mi? İspanya'dan kız istemeye gider gibiydiler.Bence bu takımın ŞL'de başarısız olmaya bile hakkı var.Avrupa'ya en son 90lı yıllarda katılan takımın taraftar 15-16 sene sonra ŞL'de ne bekliyor? Onlar yürekleriyle oynasınlar yeter.Çünkü onlar yürekleriyle şampiyon oldular.Tırnaklarıyla kazıya kazıya aldılar 75 puanı.

Daha 6 hafta olmuş beraberliğin bile yok 1 gol 2 asist yapan 4 yediğin Valencia maçında en etkili kafa vuruşunu yapan Nunez'i yerden yere vuruyosun. Ligin ilk 2 haftasında oynamayan İnsua'yı bıraksalar terminalden otobüse bindireceksin.Bu sene zevk senesi olmalı, bu sene tokat senesi olmalı..Ama 17 Mayıs 2010'dan beri hergün tartışılmayan, olumsuz olmayan tek konu yok.Zaten bir yanlış varsa herkes gösterir tepkisi..Merak edenler Trabzon'u yendiğimiz 2-1'lik maç baksın.Çatlak sesler olmamalı.Ben yine de "Eller Ne Derse Desin, Sen Benim Sevdiğimsin" diyorum.
İstanbul'da 20.000 olacağımıza 5000 safkan olalım o maçı alırız diyorum.
Sizi bilemem ama ben Durmazlar Makine reklam panosunun yerinde Sony'i görünce Ford'u görünce gülümsedim. O çocuklar deli gibi CL bayrağını sallarken ben çıldırdım.
Sizi bilemem ama ben safkanım.
Sizi bilemem ama ben korkuyorum.

Neden mi?
Yola sonradan dahil olanlar bizi şampiyon yapanı, şampiyon yaptığına pişman edecekler.

Ve Bursaspor için herşey eskisi gibi olduğunda tribünden, internet sitelerinden dönüp evlerine gidecekler.

İşte Bu Yüzden;
Yaşasın Safkan Bursasporlular

1 yorum :

Gökhan Sezer dedi ki...

ellerine sağlık Uğur, bu konu ile alakalı ben de bir yazı yazmıştım ama benim de anlatamadıklarımı anlatmışsın.

Tekrar ellerine sağlık.