On 3 Kasım 2010 Çarşamba 0 yorum

Her anında ''vay be'' dediğimiz bir geceyi daha geride bıraktık.Hepimizin hayatında ayrı bir yeri olacak,hiçbir zaman unutulmayacak bir geceydi.Güzeldi ya gerçekten güzeldi.Özeldi.
Heyecandı,anıydı bir o kadar gururdu.
Saha içersine bakınca Van Der Sar'ı,Scholes'u görmek ''nereden nereye'' tabirine bir anlam kattı.

Dünkü maç öncesi yazımda tribünlere değinmiştim.Bir Manchester United maçı öncesi hala bilet satışının sürmesinin içimi acıttığını belirtmiştim.Yinede stad doldu.Maraton'un yanlızlığa mahkum garip köşeleri dışında heryer doluydu.Ammavelakin Maraton tribünün profilinin maça değilde halk konserine gelmiş insanlardan oluşmasının bir yönetim kararı olduğu aşikar.
Dün gecenin tek kaybedeni bu uygulamasıyla beraber yönetimdir.
Neyse bu konulara artık değinmek istemiyorum.
Maça geçersek..
Maça harika başlayan bir Bursaspor vardı ki bu senenin en iyi başlangıçlarındandı şüphesiz.Topu ayağında tutmaya çalışan defanstada hata yapmama konusunda kendini geliştirmiş bir Bursaspor vardı.
Fenerbahçe maçından daha dirençliydik.Manchester'ın Emre'si Paul Scholes'un üst düzey kalitesine ve formda olmasına karşın Fenerbahçe maçına göre daha diri bir ortasahamız vardı.
Gol yememek,bu sefer erken gol yememek tek gayesiydi futbolcularımızın.Bundan da doğal birşey yoktu.Skor avantajını ele geçiren bir Manchester karşısında yapılacak şeyler sınırlı.
Kaleyi kaplayan bir canavar görüntüsünde olan Van Der Sar'ıyla,orta alanda bu yaşında hiç durmayan Scholes'uyla,defansının inanılmaz fiziğiyle Carrick'iyle,Obertan'ıyla sonradan oyuna giren Bebe'siyle çok çok üst seviyede bir takım Manchester.Bundan sebep gol yememek tek düşüncemizdi.
Gol yemeyi bir son olarak görmemiz bazı anlarda avantaj bazı anlarda da dezavantaj oldu.İlk maça göre daha özgüvenli olmamıza karşın yinede heyecanı kaybedeceği çok şey varmış görüntüsünü verdik.Bunu anlamak güç.Alın bakın 3-o yenildik.Ne oldu ki? Kimin diyecek bir lafı,bu lafı diyebilecek hakkı var.Eminim ki Turgay o pozisyonu Manchester kalesine değilde Kırıkhan kalesine vursaydı % 100 atardı.Bunda tabii ki tribünün yani bizlerinde etkisi var.Rakibin Manchester olduğunu unutup sanki yılların CL takımıymışız imajını verince futbolculara anlamsız stres yüklemiş olduk.
Ve Turgay'ın kaçırdığının daha kolayını Fletcher affetmedi.Ondan sonrasını konuşmaya gerek yok maç o an bitti.
Ama aynı şey Fletcher içinde geçerli belkide.O da aynısını Chelsea'ye karşı atamazdı.Evet evet atamazdı.
Peki çare nedir?
Çare zamandır arkadaş.Çare güvenmektir.Çare inanmaktır.
Ertuğrul Sağlam ve öğrencilerini elin koparcasına alkışlamaktır.
Lafı uzatmaya gerek yok.
Ne demek istediğimi kısaca anlatabilmişimdir umarım.
Bu sene ilkti.Herşeyiyle özeldi.Belki seneye belki 5 sene sonra,belki 10 sene,kim bilir belkide 47 sene sonra..
Yeneceğiz elbette Manchester'ları..
Ama Manchester'ı devirdiğimiz gece eminim ki 3-0'lık mağlubiyetten dün geceden aldığım keyfi almayacağım.Son dakikalarda elin Sir'üne en kötü halimizle bile şov nasıl yapılırmış gösterirken,gözlerden yaşlar dökülürken Şampiyon diye haykırmaktan aldığım hazzı kolay kolay hiçbirşeyde almayacağım..
Teşekkürler çocuklar.Teşekkürler Ertuğrul Sağlam ve onun Adam Gibi Adam kahramanları..
İvan Ergiç'leri,İbrahim Öztürk'leri..
İlk gol,ilk puan klişeleri benim umrumda değil.Gün gelecek herşey çok değişecek..
Yine tekrarlıyorum,Bursaspor gerçeğini Avrupa'da öğrenecek..
Akın var akın güneşe akın! Avrupa'yı da zaptedeceğiz o günler yakın

0 yorum :