On 20 Kasım 2010 Cumartesi 0 yorum

Bursaspor, ligin 13. haftasında konuk olduğu Manisaspor deplasmanından 3 puanla ayrılmasını bildi. Sezon başından beri oynadığı futbol, galibiyet serisine devam ettiği dönemde dahi geçen sezonki zevkinden uzak olan Bursaspor, bu karşılaşmada geçen sezondan kalma bir 90 dakika geçirdi. Diğer bir değimle, şampiyon silkelendi.


Namağlup ünvanını, geçen hafta Trabzonspor karşısında Bursa'da aldığı yenilgiyle kaybeden ve ligde üçüncü sıraya gerileyen Bursaspor, Ertuğrul Sağlam'ın takımın başına geçtiği 2 Ocak 2009 günününden bu yana sürdürdüğü 2 maç üst üste yenilmeme geleneğini, başarısını Manisaspor karşılaşmasında da sürdürmesini bildi.
Diğer bir yandan da, 4 maçtır galibiyete hasret kalan yeşil-beyazlı ekibimizin aldığı bu galibiyet bir '' hayat öpücüğü '' olarak değerlendirilebilir.

Bursaspor'un defansta '' Çanakkale geçilmez '' i oynadığı karşılaşmada ( normalde Bursaspor defansı zaten bunu oynuyor, son haftalarda kalede görülen gollere bakıldığında bireysel hataların sonuçlarını konuşmak daha doğru olur ) özellikle orta sahada Batalla ve Ergiç'in üretkenliğiyle şekillenen skor daha da farka gidebilirdi. Ancak, sezon başından bu yana vurgulanan ana sorun olan hücumdaki son vuruş eksikliği sorunu bu maçta da Bursaspor'un yakasını bırakmadı. Sercan ve Volkan'ın hücuma kattığı üretkenlikten yoksun kalınması beklenirken, tam tersi bir biçimde - Batalla'nın sergilediği üst düzey performansın da etkisiyle - hücumdaki üretkenlik tavan yaparken, ilerideki tek silah Turgay'ın yavaşlığı ve ofsayta düşme hataları sonucu skor 2 farkta sabitlendi. İkinci yarıda, İsmail Haktan'ın ileri uca daha yakın oynaması ile birlikte sağ kanattan akın akın gelen Bursaspor'un, Turgay'ın oyundan alınışı sonrasında hava topunda etkili olabilecek bir ileri uç oyuncusu eksikliği çekmesi, bu akınların sonuçsuz kalmasındaki ana etkendir.

Genç oyuncu İsmail Haktan Odabaşı, 7. kez bir Süper Lig karşılaşmasında forma giyerken, sergilediği performans, sanırım lig için dahi Bursaspor'un yedek kulübesinin yetersiz olduğunu savunanlara bir işaret olmıştur. İsmail Haktan, birebirde olmasa bile, orta açma becerisinde Volkan Şen ile yarışabilir. Sadece, sakin olup zamanında orta yapmayı öğrenmesi gerek. İçeri sokularak attığı şutlardaki başarısı da gözler önünde. Tecrübesiz bir oyuncu olarak çıktığı ilk lig karşılaşmasında, Kasımpaşa karşısında da sağ çataldan dönen bir şut çıkaran genç yetenek, bu maçta da aynı tarz bir pozisyonda topu ağlara gönderiyordu ki, kaleci Recep'in müdahalesiyle top yine sağ çataldan döndü.

Batalla isminin altını özellikle çizmek gerek. Bu maçın adamı, gerçek ismiyle Pablo Martin Batalla, bir kısım taraftarın değimiyle ise Mustafa Kemal Batalla'dır bana göre, tıpkı geçen sezonki Manisaspor deplasmanında olduğu gibi. Geçen sezon da Manisa deplasmanından galibiyetle dönen Bursaspor'un, o maçta da gol kaydeden oyuncusu olan Batalla, bu defa duran toplardaki becerisiyle değil, top takibi ile bir gol atmasını bildi. Golü dışında da, oyunun kaderini çizen Bursaspor orta sahasının maestrosu gibiydi Arjantinli. Şampiyonlukla sonuçlanan geçtiğimiz sezonda, oyunun temposunu yukarılarda tutarak oynayan ve ani ataklarla gol bulmasını bilen Bursaspor'un bu taktikteki en başarılı oyuncularından olan Batalla, bu tempoda oynanan oyunlarda ne derece etkili olabileceğini bu karşılaşmada bir kez daha göstermiş oldu ayrıca.

Karşılaşmada, Bursaspor'un oyununa etki eden diğer iki önemli oyuncu olarak da Ergiç ve İbrahim'i sayabiliriz. Geçtiğimiz sezon ve bu sezonun geride kalan kısmında sergilediği üst düzey performansla milli takıma kadar yükselmesini bilen İbrahim Öztürk'ün, İvankov ile bir pozisyonda yaşadığı anlaşmazlık dışında sergilediği performans yine gayet iyiydi. O pozisyon sonucunda bir gol yenseydi bile, İbrahim'in maçın geri kalanında sergilediği performans o hatayı affettirebilecek bir performanstı.
Ergiç konusunda ise şunu söylemeli; özellikle önemli maçlarda attığı gollerle ve saha dışı yaşantısı, tavırları, görüşleri ile kendisine gündemde yer bulan Ergiç, tam bir '' görünmez kahraman. '' Maçta, oyundan alındığı dakikada, Bursa'daki kahvehanelerden bile yükselen alkış sesleri  bunun en net kanıtı olarak ortaya sürülebilir.

41. dakikada, önceki dakikalarda attığı iki gol ofsayt sebebiyle geçersiz sayılan Turgay'ın vuruşunda, eski Bursasporlu ve lige dönüş senesinde kadroda önemli bir yer tutan Ömer Aysan'ın ayağına çarpan topun ağlara gidişiyle bulunan gol, maçın kopma noktası olarak gösterilebilir. İkinci bir önemli an ise, maç 2 farklı gidişatını sürdürürken Ömer Erdoğan'ın müthiş zamanlaması ve müdahalesi sebebiyle topu ağlara gönderemeyen Makukula'nın yakalığı pozisyon olarak değerlendirilebilir.

Tüm bunların yanında; Ali Tandoğan'ın eksikliği sürerken, onun yerinde forma giyen Keçeli'nin gittikçe bu kanada alışması da insanı şaşırtıyor. Her ne kadar, maçın ilk yarısında buluştuğu topları sürekli olarak geriye ve bulunduğu çizgiye oynasa da ikinci yarıdaki hamleleri başarılıydı. Ancak, Şampiyonlar Ligi'nde çıkacağımız, geri kalan 2 karşılaşmada bu etkinliğini sergileyemeyecektir ve o kanat ne yazık ki önceki maçların aksine en zayıf halkamız olacaktır. Daha önce de dediğim gibi, Keçeli'nin ve Tandoğan'ın eksikliğinde o bölgede bir alternatif oyunucusu olmayan Bursaspor'un ligdeki en büyük şansı, ligdeki ekiplerin en zayıf bölgelerinin genel olarak sol kanat olmasıdır.

Erturğul Sağlam, önceki maçların aksine bu maçta yaptığı değişikliklerle benim beğenimi topladı bir kez daha. İnsua'nın, garantiye alınmış olan bir karşılaşmada oyuna dahil edilmesi, bir kurtarıcı olarak sahaya sürülmesinden daha iyi bir seçenek gibi şimdilik, henüz uyum sürecini atlamaması sebebiyle söylüyorum bunu.
Bahsettiğim uyum Bursaspor'a uyum değil, lige ve ligdeki mücadeleye, tempoya uyum. Arjantin'den farklı olarak, daha çok fiziksel bir mücadeleye dayalı futbolun oynandığı ülkemizde bu uyum sürecini atlatması biraz daha zaman alacaktır.


Nunez, uzaktan attığı şutlar sebebiyle tercih edilebilecek bir oyuncu statüsünde şimdilik. Geldiği takımda kaydettiği ve uzaktan atılan şutlarla gelen goller, bu maçta da izlenebilirdi ancak oyuna dahil oluşundan sonra böyle bir pozisyonu yakalayamamış olması da onun şanssızlığı olarak sayılabilir.

Manisa ekibi, benim beklediğim direnci gösteremedi Bursaspor'umuz karşısında. Özellikle, Makakula'nın hücumdaki etkinliğinden çekinerek bazı oyuncularını bu sebepten ötürü ve defansa artı olarak geriye yaslayan takımlara karşı sergilediği futbolu Bursaspor'a karşı sergileyememesi, Manisaspor'un son haftalardaki başarısının şifresinin çözülmüş olduğu anlamına da gelebilir.

Sonuç olarak, geçen sezon şampiyonluk kupasını Bursa'ya getiren kadronun iskelet isimlerinden olan Sercan, Volkan, Ali Tandoğani Hüseyin vb oyuncuların forma giymediği karşılaşmada elde edilen bu başarılı sonuç, her yönüyle alkışa değer bir sonuçtur. Dileğimiz, böyle devam etmesi ve '' öz '' e dönüşün bu maçtan sonra da sürmesi yönünde.

Gökhan Sezer

0 yorum :