On 28 Kasım 2010 Pazar 0 yorum

Yazıda, dünkü Özlüce ziyaretinden başlayıp yarınki zorlu Kayserispor karşılaşmasına ve maçla ilgili taraftar hazırlıklarına değineceğim. Gündemi anlatan nitelikteki bir yazı olacak diyebilirim kısacası.


Durmak yok!

Dün, yani 27 Kasım 2010 Cumartesi günü taraftar Özlüce'ye, yani Bursaspor'un tesislerine akın etti.
Hava kapalıydı, Özlüce'ye ulaşım zordu vb gibi bir çok bahane sunabilir ve insanlar güzel bir haftasonunu Özlüce'de geçirmeyebilirdi ama öyle yapmadı.Yaklaşık 2bin taraftar, saat 15.00 civarında Özlüce'deki tesislerin kapısına dayanmıştı bile.

Neden gidildi peki?
Hemen cevabını verelim... Valencia deplasmanında alınan ağır yenilgi sonrası moralsiz olduğu bilinen futbolculara, teknik ekibe moral vermek ve ne türlü skor alınırsa alınsın arkadalarındaki kitlenin bilincine varmaları için yapılmıştı bu organizasyon. Ellerdeki çiçekler, futbolcular ve teknik heyet içindi.
Aslında çiçeklerin gittiği adresler, Ertuğrul Sağlam'ın Bursaspor'daki geleceği için endişe duyulmasına sebep olan açıklamalarına birer atıf olarak nitelendirilebilir. O çiçeklerin her biri, Sağlam'ın bahsettiği '' fatura '' nın kime kesilmesi gerektiğinin, daha doğrusu kimlere kesilmemesi gerektiğinin de işareti.
Ertuğrul Sağlam, vapurun rüzgar rötarı sebebiyle gecikti ve antrenmana yardımcı antrenörler eşliğinde çıkan futbolcularıyla beraber sevenlerini de bekletti ama geldiğinde karşılaştığı ortam, onu duygulandırmaya yetti de arttı bile. Daha tesislere girerken arabasının önü doldu taştı, taraftar yol kesmedi aslında; güven aşıladı.
Sağlam da, daha sonra yaptığı açıklamada; " İyi şeyler yapıldı. Tarihler yazıldı, ama bizim defterimizde durmak yok. Daha iyisini ortaya koymak lazım. Bunu da yapacağız. " dedi. Bu sözler sanırım '' hiçbir yere gitmiyorum! '' un kapalı bir anlatımı olsa gerek. En azından ben öyle anlıyorum, ya da öyle anlamak istiyorum.

Tesislere gittiğimizde öğrendiğimiz bir gelişmeden de bahsetmek istiyorum. Bursaspor'un yaşadığı her puan kaybından sonra sürekli geçen sezon ve şampiyonluktan kalan '' prim '' sorunu dillendiriliyordu. Artık o sorun aşıldı, futbolcular primlerini 26 Kasım akşamı itibariyle almış durumdalar. Bu tür gelişmeler, medya tarafından devamlı bir artı motivasyona sebep olarak gösterilir biliyorsunuz. Umarım, Kayserispor karşısında bu ödemelerin getirdiği motivasyonun katkısını, elde edeceğimiz güzel bir skorla almış oluruz.

Gelelim Kayserispor karşılaşmasına...


Zorlu viraj

Yarınki Kayserispor karşılaşması, tamamiyle bir zorlu viraj niteliğinde. 6 puanlık bir maç da diyebiliriz bu maça zira maç Bursaspor galibiyeti ile sonuçlanırsa en yakın takipçimize 3 puan fark atmış, olası bir mağlubiyet halinde ise 3 puan geriye düşmüş olacağız.

Ayrıca bu karşılaşma, Valencia maçı sonrası ayağa kalkış maçı da olacaktır iyi bir skor gelmesi halinde. Takımın özgüvenini geri kazanması için de önemli bir virajdayız bu açıdan. Umarım, düğün yolunda bir viraj kazası yaşamayız da ligdeki yolumuza tam gaz devam ederiz.

Ali Tandoğan dışında mevcut bir eksikliğimiz yok, Ozan İpek'in durumu sanırım oynayabilecek düzeyde.
Kayserispor'da da önemli eksiklikler var bildiğiniz üzere ve bu eksikliklerinin nerdeyse tamamı forvet hatlarında. Tam anlamıyla, forvet hatları çökmüş. Cangele ve Troisi gibi iki önemli oyuncu zaten ilk yarıyı kapatmışken, bir de son haftalarda takımı sürükleyen isimlerden olan Zalayeta'yı sakatlığı sebebiyle kaybettiler. Bu eksiklik, oyun tarzlarında bir farklılık yaratacaktır muhtemelen.

Kayserispor kadrosu içerisinden benim en beğendiğim ve yarın da sahaya etkisini merakla izleyeceğim oyuncu; Selim Teber. Ligdeki yerli-yabancı çoğu mevkidaşı ile arasında -farkına fazla varılmamasına karşın- iyi yönde bir gömlek farkı var bana göre.

Bursaspor ise, ligde ödün vermediği sisteminden yine ödün vermemeli ve bilindik Bursaspor olarak çimlere ayak basmalı. Ertuğrul Sağlam da bence bunu yapacaktır çünkü kendisi de bu takımın '' kendisi '' olduğunda başarılı olduğunu görüyor olmalı.

Bu sistem içerisinde de Batalla'nın yeri -en azından lig için- tartışılmamalı bence artık. Batalla, oynadığı ve gününde olduğu karşılaşmalarda tam anlamıyla bir maestro çünkü ve Bursaspor'un en ihtiyaç duyduğu şey de son vuruş becerisi ve hızlı pas alış-verişi. Batalla bu açıdan tam bir ideal erkektir. Ve iddia ediyorum ki Bursaspor, Batalla'nın forma giydiği ve defans hattında da eksik olmadığı takdirde bu ligdeki hiçbir takıma yenilmeyecek düzeyde bir takım haline bürünür tıpkı geçen sezonki gibi.

Gelelim istatistiklere...
Kayserispor ile toplamda bugüne değin 26 kez karşılaştık ve Kayserispor 11 galibiyet ile üstün durumda. Kalan 15 maçın 8'i Bursaspor'un galibiyeti, 7'si ise beraberlik ile sonuçlandı. Fakat, Bursaspor'un elde ettiği 8 galibiyetin tümü, Bursa'da elde edildi. Kayseri ekibi ise Bursa'dan sadece 3 galibiyet ve 2 beraberlik ile ayrılabildi bugüne kadar. Bu, bizler için güzel ve rakibin gözünü korkutucu bir istatistik.

Peki ya Bursa deplasmanını bu denli zor hale getiren ana etkenlerden birisi olan taraftar maça nasıl hazırlanıyor?

'' Düştüysek kalkarız ''

Taraftar konusuna girince, konuya önceki bir çok yazıda da dile girdiğimiz garip havadan başlamak gerek.
Şampiyonluk sonrası, tribünler garip bir havaya büründü.

Ülkemiz insanı ve yeryüzündeki çoğu insanın yapısı belli; insanlar tatmin edilmek isterler ve yaşamları boyunca bunun için çaba verirler, çoğu yaşayışın amacı dolaylı da olsa budur genel olarak. Bursaspor taraftarı için kısa vadede en büyük tatmin şekli şampiyonluk kupasının Atatürk Stadyumu'na gelmesiydi ve bu gerçek oldu. Dolayısıyla bir '' doymuşluk '' havası var ve ilgi en azından geçen sezonki gibi değil. Rahatça söyleyebilirim ki, 2.Lig dönemindeki gibi dahi değil.

Ama Trabzonspor karşılaşmasından sonra yaşananlar, eski günlere ( destek bakımından, her bakımdan değil )  dönüşün bir habercisi oldu. Özlüce'de bunun bir sinyali verildi ve bugün stadyuma asılan pankartlar, son günlerdeki pankartsızlık ve çabalamamazlığın aksine bir şampiyonluk maçına hazırlanan stadyum havası verdi stadyuma. Net bir bilgi vermek gerekirse eğer, Kapalı Kale Arkası'nın önündeki setin tamamı pankartlarla bezenmiş halde.

Taraftar adeta '' düştüysek kalkarız, daha ölmedik ya... '' diyor tıpkı Yonca Lodi gibi. Demeli de, böyle böyle dönülecek eski günlere, Bursaspor deplasmanlarını '' cehennem '' haline getiren o atmosfere.

Kısacası, sadece takım için değil taraftar için de zorlu bir viraj Kayserispor karşılaşması.

Gökhan Sezer

0 yorum :