On 17 Aralık 2010 Cuma 0 yorum

 Yarın deplasmanda karşılaşacağımız Gençlerbirliği için sezonun en büyük hayal kırıklığı yaratan takımı diyebiliriz.
Geçen yılki genç kadrolarını korudular, transferi henüz lig bitmeden bitirdiler ve Thomas Doll ile yola devam kararı aldılar. Bunları alt alta yazdığımızda herşey olumlu gibi görünüyor ama olmayınca olmuyor işte.

Adamların yakasını sakatlık illeti bırakmadı bir türlü. Benim en beğendiğim yerli santrafor olan Mustafa Pektemek'in zamansız sakatlığı çok etkiledi takımı. Tabi sakatlıklar sadece Mustafa Pektemek ile sınırlı kalmadı, yenilerden en çok umut beslenen Steward'dan hiç faydalanamadılar, Debatik Curri, Ermin Zec gibi isimler tam takıma alıştılar derken tekrar sakatlandılar. Öve öve bitirilemeyen Cem Atan'ın nerelerde olduğunu bilen yok, Shane Smeltz ve Billy Mehmet gibi oyuncular da tarz olarak takımın oyun anlayşına pek uygun değiller, Mehmet Akgün de sakatlıktan yeni çıktı, son üç haftada kısa kısa süreler almaya başladı.

Tüm bu aksilikler rüzgarın gençler için tersten estirmeye yetti, kötü gidişin ardından yaprak dökümü Thomas Doll ile başladı ve takım yardımcısı Zumdick'e emanet edildi.  Zumdick'le çıkılan ilk Manisa deplasmanından alınan üç puanın ilerisi için umut ışığı olacağı düşünüldü fakat takım Galatasaray maçına kadar oynadıkları 5 maçtan sadece 3 beraberlik çıkarabildi.

Zumdick'in gelmesiyle takımın sadece oyun anlayışında değişiklikler oldu. Önceden daha fazla topla kendisi oynamayı yeğleyen takım artık rakibi kendi sahasında bekliyor, kontralarla sonuca gitmeyi hedefliyor.

Zumdick takımın saha içindeki dizilişiyle çok fazla oynamadı, Gençler hala 4-2-3-1 oynuyor. Kalede Eski Bursasporlu Serdar Kulbilge belirli bir istikrarla oynamaya devam ediyor. Kaleciliğini beğenirim ama geçen yıl ki maçta yaptığı spor ahlakına aykırı davranışlardan dolayı kendisi hakkında çok fazla yorum yapmak istemiyorum.
Savunmanın sağında görev alan Orhan Şam ise stoper kökenli olmasına rağmen Galatasaray maçında Sergio Ramos gibiydi resmen. Biz sağ bek arıyorsak çok fazla uzaklara gitmeye gerek yok.
Savunmanın solunda değerlendirilen Murat Kalkan ise ligin ortalama sol beklerinden.
Ne öldürür ne güldürür derler ya işte öyle bir adam bu Murat.
Herif 4 sezondur süperligde yaptığı asist sayısı sadece 3.

Gençlerbirliğinin tandeminde ise hiç hesapta olmayan bir isim olan Kulusiç sezon başından beri büyük bir istikrarla 1.90'lık boyuyla taşıyor formayı. Yanında ise agresif, çevik, boyu kısa ama iyi zıplayabilen bir isim olan Aykut Demirci tercih ediliyor. Aykut'un agresif tavırları rakip takımda olduğu için insana antipatik geliyor ama biz de olsa çok severdik, orası ayrı.

Savunmanın önünde kesici rolünde Cem Can değerlendirilecek muhtemelen, onun önünde Oktay Delibalta ve Soner Aydoğdu isimleri çift yönlü oynamaları için görevlendirilecekler. Soner gerçekten üst düzey yetenekleri olan bir oyuncu, kendine bakarsa çok büyük futbolcu olabileceğini düşünüyorum.
Hücum hattının kanatlarında Serkan Çalık ve Hurşut isimleri değerlendirilip en uçta Billy Mehmet'le başlayacaklar maça.

Bize karşı da oyunu kendi yarı alanlarında kabul edip hızlı  hücumlarla sonuca ulaşmak isteyeceklerdir. Geçen yılın son maçına benzer bir 90 dakika bekliyorum.
Umarım Serdar daha maçın 3.dakikasında zaman geçirmeye başlamaz da güzel bir maç izletir iki takımda izleyenlere. Trabzonspor maçının sonucu ne olursa olsun devre arasına 3 puanın moraliyle girmek çok önemli. Futbolcularımızın pek iç açıcı geçmeyen Şampiyonlar ligi deneyimi ile sarsılan özgüvenlerini tekrar kazanmaları ligin ikinci yarısı için transferden çok daha önemli bana göre.

Muhtemel Kadrolar:
Gençlerbirliği:
 Bursaspor:


Saygılar
Hasan BAHAR

0 yorum :