On 21 Ocak 2011 Cuma 0 yorum

Kenny Miller Bursaspor için gerçekten inanılmaz bir transfer.
Şahsım adıma konuşayım ben son yıllarda alt liglerden transfer edilen oyuncular haricinde kendi takımında gösterdiği performans beğenilerek, istenilerek alınan herhangi bir yabancı oyuncu hatırlamıyorum. Alışmıştık biz onun bunun dışladığı, kendi takımında oynamayan oyuncuları bünyemize katmaya.

Oyuncunun direkt Avrupa'dan alınmış olması da çok önemli.


Bizim İvan da yıllarca Basel'de oynadı oynamasına da yolunun Bursa'dan geçmesi tamamen tesadüflere dayanıyor. Bize imza atmadan önce Odense'yle Maccabi Haifa ile deneme antrenmanlarına katılmıştı.

Kenny transferinin özeline inecek olursa 20 gün kadar önce şurda yapmış olduğum ilk yarı değerlendirilmesinde "tek vuruş yapabilen, hava hakimiyeti olan tecrübeli bir santrafor" alınsa süper olur demiştim. Miller'ın futbol karakterini masaya yatırdığımızda bu tanımlamaya çok uygun olduğunu belirtmek çok güç olmasa gerek.

Boyu çok uzun değil (1.80 civarı), dolayısıyla ligimizin olmazsa olmaz taktiği doldur boşaltlarda ondan faydalanamayacağız fakat futbolcunun kafa vuruşlarındaki ustalığına, zıplayabilme, pozisyon alma beceri, zamanlamasını ayarlayabilme gibi özellikleri eklenince kafa gollerinin sayısının bir hayli fazla olduğunu görebiliyoruz. Yani futbolcunun boyunun uzun olmasıyla bitmiyor işler. Zaten öyle olsa 2 metrelik Ersen Martin kral olurdu bu ülkede.

İlerleyen yaşına rağmen çabukluğundan hiç bir şey kaybetmemiş olan Kenny Miller'in dar alanda ayaklarına olan hakimiyeti, çok çabuk düşünüp soğukkanlı kararlar verebilmesi onu özel kılan etmenlerin başında geliyor.

Kenny Miller ile ilgili tek olumsuzluk ise Britanya dışına ilk defa çıkmış olması gösterilebilir.
Ama takımımızda dilini konuşan oyuncuların bir hayli fazla olması onun avantajına olacaktır.
Gönül isterdi ki Miller Antalya kampına yetiştirilsin, hazırlık maçlarında, Türkiye kupasında oynasın ama yapacak bir şey yok bu saatten sonra.

Rangers ile bize rakip olarak mücadele ettiğinden dolayı kısmen de olsa tanıyor futbolcularımızı.
Bu da Kenny'nin takıma uyumunda olumlu yönde katkıları olacağını düşünüyorum.

En büyük korkum ise ligimizin kasap savunmacılarının itme-çekme-tekme 3'lemesine dayalı savunma anlayışlarının oyuncuyu futboldan soğutması yönünde. Çünkü bizim ligde art niyetli savunmacı sayısı çok ama çok fazla, tabi buna göz yuman hakemlerin sayısı da onlarla paralel doğrultuda olunca değişik sakatlıklar yaşayabiliyor futbolcular.

En son örneği Galatasaray'ın ligin en art niyetli yabancı savunmacısı Lucas Neill ile Fenerbahçe'nin futbolunun son demlerinde daha fazla para kazanabilmek için ülkemize gelen Niang arasında yaşandı. Lucas Neill karşısında oynayan Niang'ı durdurabilmek adına o kadar çok insani olmayan müdahalede bulundu ki herif kaburgasından sakatlandı. Şaka gibi gerçekten ben ilk defa duyuyorum kaburgasından sakatlanan bir futbolcu. Miller'in de ilk maçı içerideki Galatasaray maçı olacak muhtemelen,  o muharebeden sağ salim çıkabilirse Miller hakkındaki umutlarım olumlu yönde çok artacak.

Neyse çok fazla sözü uzatmaya gerek yok, adamın lisansı çıkmış bile, pek sanmıyorum ama hoca şans verirse Konya maçında Kenny Reis'i sahada görmememiz için herhangi bir engel bulunmuyor.

http://www.tff.org/Default.aspx?pageId=30&kisiId=1389409

(Herifin adı da Kenny değil Kenneth Miller'miş, ben federasyonun yalancıyım )

0 yorum :