On 30 Ocak 2011 Pazar 0 yorum



Çok güzel bir geceydi..
Belki kalite olarak çok üst düzey bir oyun ortaya koyamadık ama bu maçın alınması çok önemliydi.

Hem taraftar hem de futbolculardaki "şampiyonluğa inanç" bu maçla birlikte tekrar kazanıldı. Ertuğrul Sağlam'dan   basın toplantısında taraftara çağrıda bulunmasını bekliyordum ama onun da aklı bugün oynanacak Fenerbahçe-Trabzonspor maçında anlaşılan.

Düne dönecek olursak öncelikle Bekir Ozan tercihi için Ertuğrul Sağlam'a sonsuz teşekkürlerimi iletiyorum. Bekir de hocasını mahcup etmedi ve bana göre sahanın en iyisiydi. Bekir gelince Svensson'un da Batalla'nın performansları ikiye katlandı otomatikman. Geçen hafta Konya'da yaşadığımız orta alanda organize olamama problemi de kalktı ortadan.

Maçtan önce herkes gibi Hagi de bizim oyunu kendi yarı alanımızda kabullenip, kontralarla sonuca ulaşmak isteyeceğimiz düşünüyordu ve önlemlerini buna göre aldı, bir hafta boyunca da takımı bu anlayışa göre çalıştırmıştır muhakkak.

Mircea Lucescu'nun İstanbul gazetelerinin birinde bizim milli maçın ardından köşe yazısını okumuştum, Fatih Terim dönemindeydi yanlış hatırlamıyorsam. Adam rakibi şaşırtmaktan bahsetmişti, bizden güç olarak bir hayli düşük olan rakibimizi ezdiğimiz ama gol atamadığımız maçın ardından yazılmıştı yazı.
Lucescu diyordu ki: "Türkiye her şeyi yaptı ama zaten bunu bekliyordu, tüm planlarını zaten ona göre yapmışlardı. Ama Türkiye'nin rakibi şaşırtması gerekiyordu, futbol rakiple oynanan bir oyundur ve bu oyunu kazanmak için rakibin tahmin edemeyeceği hamleleri yapman gerekir."

Dün akşam da Ertuğrul Sağlam iki kontra atağa uygun oyuncusu Sercan ve Volkan'ı yanında oturtarak Hagi'nin bir hafta boyunca yaptığı tüm planların suya düşmesini sağladı. Orta sahadaki seçeneklerini hep fizik gücü yüksek olan oyuncudan yana kullandı. Uygulanan müthiş pres ile rakip ceza alalanına bile sokulmadı, ilk yakalanan pozisyonda da Miller kalitesini ispat eden golü atınca maç da orda bitti zaten. İlk yarının son dakikasındaki Vederson golü ise Galatasaray'ın ümitlerini tamamen bitirdi diyebiliriz.





İkinci yarının Galatasaray ilk 5-10 dakikasında Stancu'yla biraz hareketlilik kazanır gibi oldu fakat devamı gelmedi, gelemedi. Ayhan'ın kendisini attırmasından sonra ise maç tamamen koptu. O dakikadan sonra rakip orta sahanın geri dönemediğini gören Ertuğrul Sağlam hamlelerini yaptı 3'ü 4'ü bulabileceğimiz pozisyonları yakaladık ama önce direği sonra da Ufuk'u geçemedik.

Sonuç olarak ihtiyacımız olan galibiyeti beklediğimizden çok daha kolay aldık.
Miller'ın ne kadar önemli bir golcü olduğunu canlı canlı bir kez daha izledik. Her yeni gelen transfer için "takıma uyum sağlarsa" ile başlayan cümleler kurulur fakat burda durum biraz farklı olacak gibi duruyor. Miller takıma değil de takım Miller'a uyum sağlarsa önümüzdeki 3-4 yıla damga vururuz abartısız.
Neyse çok fazla konuşup nazar değdirmeyelim, cuma kendi sahamızda Sivasspor ile oynayacağız, zorlu bir 90 dakika daha bizi bekliyor.



Saygılar
Hasan BAHAR

0 yorum :