On 20 Ocak 2011 Perşembe 0 yorum

Bursaspor, Glaskow Rangers'ın golcü oyuncusu Kenny Miller'ı 2,5 yıllığına renklerine kattı..

31 yaşındaki Miller, ''ha geldi, ha gelecek'' derken ve Bursaspor taraftarı tarafından sabırsızlıkla beklenen bir oyuncuyken, dün akşam saatlerinde havayolu ile İstanbul'a geldi ve bir grup Bursaspor taraftarı tarafından karşılandı. Bu sabah saatlerinde otelinden ayrılarak Bursa'ya gelecek ve sağlık kontrolünden geçecek olan Miller, herhangi bir aksilik çıkmaması halinde saat 15.00'te Atatürk Stadyumu'nda düzenlenecek bir imza töreniyle, kendisini 2,5 yıllığına Bursaspor'a bağlayan sözleşmeye imza atacak.

Kenny Miller'ın nasıl bir oyuncu olduğunu az-çok bilenler ve yine Miller'ın, yaşına karşın son dönemde sergilediği üstün performansın bilincinde olanlar, Miller transferinin şartlar dahilinde yapılabilinecek olan en iyi transfer olduğunun da farkına varacaklardır.

Kariyerinde 500'e yakın karşılaşmaya çıkan ve toplam 171 gol kaydeden Miller, ilerleyen yaşına rağmen bu gollerin 49'unu son iki sezon içerisinde atmış bulunuyor. Bu 49 golün 22'sini de ligin ilk yarısına kaydetti. Bu bakımdan, herhangi bir sakatlığı da bulunmayan Miller'ın bu formunu Bursa'da da yakalaması için herhangi bir engel varmış gibi gözükmüyor.
 Tek engel olarak (daha doğrusu engel değil ama ihtimal olarak) uyum sorunu gösterilebilir ancak herhangi bir uyum sorunu yaşayacağını sanmıyorum. Zira Miller, dikine oynayan takımlarda öncelikli olmak üzere, kanatlardan iyi organize olan takımlarda da tam bir görev adamı rolüne soyunabilir. Dikine oynamak için elinde Batalla, İnsua, Ergiç ve Svensson gibi kozlar olan Bursaspor'un, bu açıdan Miller için doğru adres olduğunu söylemek de zor değil. Kanat organizasyonları konusu ise Miller'ın dışında, kanat oyuncularımızın eski formunu tekrar kazanmasıyla ilgili bir hadise..

Yabancı basın -başka İngiliz basını olmak üzere- Miller'ın transferi için her ne kadar ''Bilinmeyene yolculuk'' başlıkları atsa ve oyuncunun Bursaspor'daki geleceği hakkında şimdiden sorular sormaya başlamışsa da, Miller daha 1,5 ay öncesinde Bursa'ya gelmiş, şehri bir nebze de olsa görmüş ve Atatürk Stadyumu'nun çimlerine basmış bir oyuncu. Aynı zamanda Bursa'da gol de kaydetmiş bir oyuncu..
Bu, yabancı transferlerin gerçekleşmesinin ardından geçen çeşitli evrelerin hali hazırda var olduğunun bir ifadesidir. Bunlar belki önemsiz şeyler gibi gözükebilir ancak Miller, en azından bu camianın sınırlarını, taraftarın potansiyelini ve takımın kilit özelliklerini tanıyor/biliyor. Bunlar da, uyum evresine katabileceğimiz süre zarfının daralması için önemli bilgiler. Yabancı basın Bursaspor'u ve camiayı yakından tanımıyor ancak Miller tanıyor, bu daha önemli.

Gelelim, başlıkta da yazdığı gibi Miller'ın Bursaspor'a katabileceklerine..

Miller, mevcut Bursaspor düzeninde ve kadro yapısında önemli bir eksikliği dolduruyor. Şöyle ki; Bursaspor'un geçtiğimiz sezon elde ettiği şampiyonluktaki en büyük etkenlerden birisinin, tecrübeli (yaşı belli seviyeye ermiş de denebilir) oyuncular ile genç oyuncuların harmanlanması olduğunu hepimiz kabul ediyoruz sanırım. Kaleci İvakov'dan başlamak üzere, defansta Ömer, Keçeli ve Tandoğan, orta sahada da Ergiç ve Hüseyin ile devam eden tecrübeli oyuncular ayağının forvette herhangi bir temsilcisi yoktu düne kadar. Kısacası, ilgili harmanın hem takım başarısına, hem de genç oyunculara katkısı ortada iken, bu harmanın olmadığı tek nokta olan forvet hattı da bu özelliğe Miller transferi ile kavuşmuş oldu. Miller'dan Rangers'taki veya genel olarak söylersek İskoçya kariyerindeki performansını alamayacak olsak dahi, mevkiidaşı Sercan başta olmak üzere genç oyuncuların veriminin ve tecrübesinin arttırılması açısından Miller çok önemli bir fırsat.

Bursa'daki Şampiyonlar Ligi karşılaşmasının ardından Sercan'a övgüler yağdıran Miller, yarından itibaren Sercan ile yan yana forma giymeye ve ter dökmeye başlayacak. Bu ikili, tam kapasite oynamasa dahi bir uyum yakalayabilirse bu ligin tozunu atmaya şimdiden aday.

Ayrıca şu konuya da değinmek gerek; daha geçtiğimiz sezon Türkiye futboluna Ergiç gibi bir rengi katan Bursaspor, şimdi de Miller gibi ayrı bir formatta oyuncuyu ligimize kattı.
Ergiç'in, söylemleri, hayat görüşü ve centilmen oyunu/yaşamı ile ligimize kattığı rengi, Miller'ın sanki bir ''sir'' havasındaki kişiliğinden de farklı bir şekilde alabiliriz. Diyeceğim şu; Bursaspor ve Türkiye futbolunun, aldığı her futbolcudan futbolu ve gençlere aktaracağı bilgilerle yetinecek bir durumu yok. Daha o noktaya gelmedik ve henüz sadece sahadaki oyunu konuşabilecek noktaya ulaşmayan bir ülkeden bahsediyoruz çünkü..

Bursaspor ve Türkiye futbolu, nasıl ki Guti ve Alex'ten yararlanması gerekiyorsa aynı şekilde Miller'dan da yararlanmalı. Yararlanacağı konu da, -Guti'nin gece yaşantısının belirli bölümlerini kapsam dışında bırakırsak eğer- futbolcuların saha dışındaki duruşları konusu. Bu konu, futbolcuların sevilmesinin yanında sayılmasını ve futbolcuların yanında futbolumuza da daha fazla saygı duyulmasını sağlayacaktır. Ve bu tip oyuncuların, insanların en sevmediği takımlardaki oyunculara bile saygı duymasını sağlaması halinde, inanın sporda şiddete dair çıkarılabilecek bir yasadan daha önemli yollar kat edilecek. Ve bakın, bir Miller transferi şu an İngiliz gazetelerinde üst sıralarda yer alıyor. Basit bir trasfer gibi gözükebilir ancak, çok daha ötesinde bir transferdir Miller transferi. Miller hiç forma giymese dahi, bu transfer Bursaspor'a çok şey katacaktır ki bilinirlik/tanınırlık açısından katmıştır bile.

Peki ya Miller, Bursaspor'un taktiksel açıdan ihtiyacı olan forvet transferi mi?


Oyuncu yapısına bakıldığında, çoğu kişiye değilmiş gibi gelecektir çünkü herkesin kafasında olan forvet transferi, Boyd ve Bony isimleri sebebiyle kalıplı ve kafa toplarında etkin bir oyuncu tipi. Fiziki yapı açısından Miller'ın bu tanımlamaya uymadığını söylemek güç değil ancak Miller'ın kafa toplarında bir etkinliği olduğunu da eklemek gerek. O yapıda gözükmese ve kendisiyle ilgili hazırlanan kliplerde kafa golleri fazla yer almasa da, bu eksikliği giderebilecek yapıda bir oyuncu transfer edilmiştir. Hem bu özelliğe sahip olup, hem hızlı oyunlarda etkili olabilecek, hem birebirde etkili hem de araya atılan toplardaki etkinliği yüksek olan bir oyuncu günümüz transfer borsasında zor bulunur. Miller, az da olsa çok da olsa bu özelliklerin tümünü bünyesinde barındırıyor.

Boyd ile beraber oynadığı zaman artan etkinliği kanıtlarla ortadayken, Sağlam'ın ikinci bir forvet transferini neden istediği sorusuna cevap bulmuş olabiliriz.

Geçen sezonki şampiyonluğun en büyük paylarından birisini oluşturan kanat atakları ve kanat organizasyonlarının gittikçe azaldığı ve bununla orantılı olarak da gol yollardında sıkıntıların olduğu bu dönemde, yapılan ve yapılması planlanan bu transferler Bursaspor'un kanat organizasyonları dışındaki kozlarının güçlenmesine katkı sunacak ve sunuyor. Kısacası, ne zaman ne yapacağı belirli olmayan ve gün geçtikçe Bursaspor camiasının tepkisini çekmeye devam eden Volkan ile formundaki düşüş ayyuka çıkan Ozan İpek'e muhtaç bir yapıdan tamamen çıkılacak. Bu, sadece takım başarısı için değil gelecekteki transfer politikası açısından da önemli bir kırılma noktasında olduğumuzu gösteriyor. Bunun yanında, bu sezon şampiyon olunması halinde koyulan 2011-12 bütçe hedefi ve transfer bütçesi hedefi de düşünüldüğünde, bu süreçte yapılan hamlelerin önemi kat kat artıyor. Bu transferler, normal birer transfer değil Bursaspor'un geleceğine etki edecek birer transfer. Tüm camia bunun bilincinde olmalı.

Son olarak; Miller transferi göstermiştir ki Bursaspor taraftarını memnun etmek ve beklentileri karşılamak, bu taraftara yeniden bir heyecan katmak için milyon dolarlar harcamanız gerekmiyor. Bu transfer gösteriyor ki, bu taraftar kulüpteki gelişmeleri somut olarak görmek istiyor. Bu hususta, her ne kadar transferlerdeki gizliliğin abartıldığını düşünüyor olsam da taraftarın son dakikaya kadar heyecan duymasının sağlanmasını olumlu buluyorum. Bursaspor Kulübü, transfer politikasını doğru temeller üzerine kurar, transferleri bitirip inşaatı tamamlar ve açılışı da iyi bir biçimde yapabilirse bu taraftarın özüne dönmesine bir katkı sunabilir. Şampiyonluğun ardından gelen durgunluğun en büyük sebeplerinden birisi olan, şampiyonluğun ardından birşeyin değişmediği görüşünü değiştirmek kulübün bu ince ayarları iyi yapmasında gizli.

Şimdi Miller zamanı.. Taraftarın ''Miller is a killer'' ifadesinin doğruluğunu veya yanlışlığını bize ilerleyen dönemler gösterecek.

Gökhan Sezer

0 yorum :