On 25 Mayıs 2011 Çarşamba 0 yorum


Bir çoğumuzun odasında,iş yerinde ama kesin olanı en nadide köşesinde duruyordur bu fotoğraf.Misal ben;her gün uyandığımda ilk bu posteri görüyorum.16 Mayıs'a dönüyorum ben her sabah.
İvankov'un yüzündeki soğukkanlılıkla,Ali'nin her zamanki ciddi duruşuyla,Ergiç'in göstermemeye çalışmasına karşın her halinden belli olan heyecanıyla,Mustafa Keçeli'nin hırsıyla başlıyorum her güne.
Şimdi bu isimlerle yollarımız ayrıldı.Sadece yollarımız ayrıldı.Sadece resmiyette.Sadece kağıtta,bir kağıt parçasında.
Yoksa 40 sene sonra torunuma ''bak işte bu adamlar onlar'' diyerek göstereceğim fotoğraftan hiçbirşey eksilmedi,eksilmeyecek,eksilemez..
İnsanoğlu unutmaya programlanmışken,herşeyi unuturken 16 Mayıs'ı unutmayacak bu şehir.
Trabzon'da belkide ''o gün'' için doğup,bir tarihi Osmanlı Topraklarında yazan Hüseyin Çimşir'i ne olursa olsun unutmayacağız.
Çünkü onlar olmayacak duaya amin diyenler..Onlar unutulmaz.
''Bursalılar unutmaz''
Şimdi biz bu kadro için bu yürekli adamlar için ne yapsak inanın çok az.Forma şansı pek bulamasada bana göre Şampiyonluğun baş simgelerinden biriydi Tuna Üzümcü.O da unutulmaz.Veyahut Veli Acar.
Onlarla da biraz kırgın ayrıldık.Helal almadık.Onlarında gidişini ntvspor'dan altyazıyla öğrendik maalesef.
Bir yanım böyle düşünüyor.Gerçekten acı çekiyor,hüzünleniyor.
Lakin diğer yanımda bu son'a kendimi alıştırmadığım için bana kızıyor.Sonuçta bir gün bu kahramanlarla ayrılacaktık.Seneye belki en az bu kadarıyla daha ayrılacağız,daha sonra daha da fazla..
Ama yinede kendime kabul ettiremiyorum bazı şeyleri.Daha 1 ay önce Bursaspor Tv'de Ben Bursalı Ali'yim,Bursaspor'dan ayrılmayacağım diyerek şakayla karışık Ertuğrul Hoca'nın koltuğunda gelecekte gözüm var diyen Ali Tandoğan'ın aniden gitmesini kabullenemiyorum.Antalya aklıma geliyor.Arma için canını ortaya koyan bu adamın gidişi nasıl kabullenilebilir?
Bazı futbolcular 10 sene kaldıkları ülkemde 2 kelime konuşamaz iken,1.5 yılda senden benden iyi Türkçe konuşan Ergiç'in gidişi nasıl kabullenilir?
Mustafa Keçeli'nin daha gol atmadan gidişi nasıl kabul edilebilir?
Oysaki ''kırık kalpler durağıydık biz''
Evet ayrılıklar kaçınılmazdır.
Her ayrılık acıdır.Ama böylesi çok daha can acıtıyor.
Her sabah uyandığımda göreceğim insanların yüzüne nasıl bakacağımın korkusu içimi yakıyor..
                 
                                   Ama bilin ki;

Bu garip bir veda olacak
Çünkü aslında hep içimizdesiniz.
Ne kadar uzağa gitsenizde
Gittiğiniz heryerde bizimlesiniz

**

Yolunuz açık olsun.Hakkınızı ne yapsak ödemeyeceğiz.Ama bilinki,ama and olsunki unutmayacağız.
Kendinize iyi bakın.

0 yorum :