On 8 Mart 2012 Perşembe 2 yorum

Bugün 8 Mart..
Dünya Emekçi Kadınlar Günü..
Nedense, bizim ülkemizde "Dünya Kadınlar Günü"

Ve bugün, bu özelliğinden tamamen bağımsız olarak aslında ülkemiz spor/futbol medyasının büyük bölümünün lige ve takımlara bakış açısının/zihniyetinin açıkça belli olduğu günlerden de sadece birisi.
Nasıl mı?
"3 büyüklerden 8 Mart kutlaması" başlıklı habere/haberlere bakınca, oldukça rahat anlayacaksınız.
Hele ki, ilgili kutlamayı Süper Lig'deki 18 kulüpten 10'unun yaptığını biliyorsanız.

Buna şaştık mı peki?
Ben şaşmadım..
Sizin de bir Fenerbahçeli, Galatasaraylı veya Beşiktaşlı olsanız dahi bu tür bir başlığa/habere şaşmayacağınızı adım gibi iyi biliyorum.
Çünkü düzen bu..
Zihniyet bu..
Ne yazık ki alışılan ve normalleşen de bu!
Birilerinin futboldan anladıkları bu!
Ve o birilerinin tarafsızlığı bu!
Belki çekinceleri yüzünden yazmasalar bile, öyle düşünüyorum ki o birileri "X, Y, Z takımları düşerse lig biter, zevki kalmaz" düşüncesinin de en tabii destekçileri..
Üstelik ellerinde kalem var, okuyucu kitleleri geniş!
Velhasıl; çok da güçlüler!
O kadar güçlüler ki, zamanında bunu bile yapabildiler(utanmadan);


Tabii bunlardan bahsederken, "Nasıl düzelir?"i sorgulamak oldukça önemli.
Ve bu sorgulama/doğruyu bulma çabası içerisinde yeni sorular sormak gerekiyor, hiç sorulmayan..
Mesela şu sorulmalı; "Ulusal medyada Bursaspor'u yorumlayanların kaçı Bursasporlu'ydu spor programları tarihi boyunca?"
Hatta "Bugün kaçı Bursasporlu?"
Ve hatta, "Kaçının Bursaspor veya taraftarı ile takışmışlığı, halen yakındığı bir kötü anısı yok?"
Sanırım anlatabildim..
Fenerbahçe'yi Beşiktaş'ı veya Trabzonspor'u, bir 'şike/teşvik iddiası' hakkında dahi yorumlama hakkı neredeyse spor programlarında büyük ölçüde sarı lacivertli, siyah beyazlı veya bordo mavili renklere gönül vermiş kişilere bırakılırken, Bursa medyası il sınırları dışına bir meslektaşını ihraç edip de Bursaspor'un haklarını sonuna kadar savunduğunu göremedi bugüne kadar, neredeyse hiç!

Bunları bir yana koyalım, Bursaspor'un hakları ve Bursaspor'un medyada Bursasporlular'ca savunulması/konuşulması hususunda yerel medyamızda durum ne?
Durum iç açıcı mı?
Bence burada da durum iç açıcı değil!
Küçük bir örnek..
Bursaspor taraftarının yazılarını en çok takip ettiği, 'kendi' bildiği, kendisine yakın hissettiği ve bir anlamda bunlarla doğru orantılı olarak görüşlerine en fazla değer verdiği 3/4 isim şu anda medyadan izole edilmiş durumda.
Bir gazetede yazmıyorlar!
Televizyon ekranında yoklar!
Hatta öyle bir durum var ki; onların ayrılmak durumunda kaldıkları iş yerlerindeki görevlerini, tribünlerin hiç haz etmediği isimler aldı bile!
Gel de üzülme..

NOT: Tabii ki Bursaspor'u yalnızca Bursasporlu yazar veya mensuplarının yorumlaması ve takip etmesi gerekmiyor, ama bir düzen oturmalı ve çoğunluk sağlanmalı!
Aksi halde, medyadaki iç çekişmeler, yükselmek üzere olan kişilerin tribünlerle ters düşmesi ve sevilmemesi vb gibi birçok unsur, daha uzun yıllar boyunca Bursa medyasının ulusala temsilci göndermesini veya Bursa medyasının güçlenerek ulusallaşmasına mani olacak.
Ve böyle giderse Bursaspor, kendisi hakkında bilip bilmeden yorum yapanların ölçüsüz, yanlış eleştirilerine daha 'çook' maruz kalacak.

Gökhan Sezer

2 yorum :

armut dedi ki...

ne zaman gaziantep'te doğup ankara'da iletişim fakültesi bitiren bir gazeteci kardeşim tüm gençliği boyunda gs,fb,bjk yerine bursaspor'u tutacak ve meslek hayatına başlayacak işte bu dediklerin gerçekleşecek. sorulması gereken soru bursaspor'un bu üç takımın ülke üzerine etki edebilme ilkesine erişip erişemeyeceği ? yada sen erişmesini istermisin ?

Gökhan Sezer dedi ki...

Bahsettiğiniz ilke ulaşılması etik olan bir ilke değil ve aksine, eleştirdiğimiz şey asıl o olgunun ta kendisidir..

"Bursaspor onlar gibi olsun" demek yerine "Herkes eşit olsun" demek Bursasporlular'a yakışandır.

Sevgiler.